19 Şubat 2013 Salı

Yusuf Ebrar'ın katı gıdayla imtihanı

Yusuf Ebrar  4. ayini tamamladi. Artik yavas yavas donme hareketleri de bas gosterdi. Hareketleri de yavas yavas bebeksilikten cikip cocuklasiyor. Artik beklentileri var. Her koca insan gibi:) Ek gidaya da basladik yavastan daha ne olsun. He bir de mama sandalyesine de oturtuk. Cok yakisti oglum:) Kullanisli bir mama sandalyesi bakma zamani geldi. Bu da ayri bir post'un konusu olsun.

Ilk  deneyimimiz basarili gecti sayilabilir. Aptamil'in kasik mamasi ve meyve(elma-muz) puresinden basladik. Elmayi cam rendede rendelememizi soyledi doktorumuz. Yusuf tadini begendi pirincli-sutlu mamanin. Ben tatmadim ama kokusu gayet guzel geliyordu. Doktorumuz doyuncaya kadar vermemi soyledi, oyle bir sinir koymadi. Zaten rakamlarla ugrasmayi cok sevmiyor. Cocuk saglikli mi saglikli... Tamam o zaman. Kusur, hastalik aramaktan sukretmeye vaktimiz olmuyor.

Meyve kismi ise daha bir guzeldi. Yusuf elmayi da muzu da reddetmedi, puskurtmedi. Guzel guzel yedi. Cok korkuyordum bogazina kacar bir sey olur diye. Ama yine muhtesem doktorumuz 'istesende elma puresiyle cocugu bogamazsin' diyince baya rahatladim. 

O kadar guzel anlar ki...Insan keyfini cikarmali aslinda, doya doya yasamali. Cocugunuz buyumus de meyve yer olmus. Ya ben hala annelik duygusalligindan cikamadim ya da gercekten hissedebilen insan icin cok guzel seyler... Bu arada kesinlikle iki uc tane mama onlugu lazim su buyuk olanlardan. Ister istemez agzindan, kasiktan damliyor.

Tabi ilk hafta biraz sikintili gecti, Yusuf kabiz oldu. 4 gun bekledik, sonra doktora gitmek zorunda kaldik. Doktorun yardimiyla ifrazat gerceklesti. Kabizligi neyin yaptigini anlamamiz iki haftamizi aldi. Bu sure zarfinda Aptamil disinda mamalari da denedik. Ve anladik ki yabanci mamalar, direk sicak su ile hazirlanan mamalar kabiz yapiyor. Ne yaptik tabi ki de biraktik. Armuda basladik, o da iyi geliyor. Bir de oneri, bir adet kuru kayisinin suyu gayet iyi geliyor kabizliga.







4 Şubat 2013 Pazartesi

kahvalti deyip gecme:)


Gezmeyi cok seven bir insan olarak Yusuf Ebrar'in dogumuyla bu zevkim biraz sekteye ugradi. Oyle eve hapis cocuk yetistirme dusuncesinde degilim. Aman hasta olmasin hapsirmasin aksirmasin. Dunyadaki tek anne ve cocuk bizmisiz gibi davranmak istemiyorum. Her ne kadar boyle desemde fazlasiyla evhamli bir anneyim.:( Anneme ne kadar benzedigimi anladim Yusuf'la... Annemin o korumaci kollayici halleri aynen mevcut. Demek ki neymis anne olunca anlaniyormus. Temennim odur ki keske annem gibi anne olsam...

Kis mevsimi dolayisiyla acik mekanlara gidemesek de, Istanbul'un guzelliklerinden faydalanamasak da,  avm'lerle avunuyoruz. Tabi emzirme odalarinin olmasi da bir avantaj. Iste yine boyle bir avm ziyareti sirasinda Bernardo'nun onunden geciyorduk ki gecemedik tabi, durduk, iceri girdik, gorduk ve aldik:) %50 indirim olmasini da tabi cabuk karar vermemizi etkiledi. Ve cok guzel - bana gore tabi- bir kahvalti takimi edindik. Bir de English Home'dan aldigim cicekli masa ortumle de uyunca daha bir hos oldu. English Home takibimde olan bir magaza, biraz daha magaza duzenine ozen gosterseler super olacak. 






every moment...

Iyice sevgi pitircigina dondum. Elime elisi malzemeleri gecer gecmez Mehmet'e de sunu yapayim bunu da yapayim diyorum. E tabii Yusuf'a da...

Sekilli kesen makas almistim. Ama kullanmak nasip olmamisti. Gecen bir bakayim nasil kesiyormus dememle maceraya girismem bir oldu. Bundan cok guzel mesaj kartlari yapilir dedim ve yaptim. Sonra bu kartlara bir de zarf yakisir dedim, onu da yaptim. Uzerlerine guzel seyler de yazarim dedim yazdim. Artik kecelerden kalp de yaparim dedim yaptim. 

Guzel de oldu hani:)

Surpriz yapmak icin Mehmet'in ev kiyafetlerinin arasina koymustum. Kendiliginden bulucak ve sasiracakti. O gun o kiyafetleri giymeyecegi tuttu ve kendi ellerimle suprizimi takdim etmek zorunda kaldim.